GALATASARAY KULÜBÜNÜN TARİHİ

Galatasaray Spor Kulübü ,Türk Spor Tarihinin lokomotifi ve öncüsüdür.Bu öncü oluşunu hiç şüphesiz Galatasaray Lisesinden(Mektebi Sultani)almıştır.Kulüple okul arasında hiç yadsınmayacak kadar güçlü bir bağ vardır.2. Beyazıt zamanında 1482 tarihinde kurulan mektep,adını kurulduğu yer olan ´Galata Sarayın´dan alır.Okul modern konumuna 1Eylül 1868,de Sultan Abdülaziz döneminde kavuşur.Yeniden yapılanmayla birlikte okul ,Türkiyede gerçek anlamıyla ilk sportif çalışmalar Beden Eğitimi dersi jimnastikçi ´Monsieur Curel´ tarafından eğitim programına konur.Bu atılımlar sayesinde 1870 yılında Kağıthanede bir idman bayramı düzenler.Bu etkinlikte başarılı sporculara ödül ve madalyalar verilir ve yarışmaların sonunda öğrencilere ´kuzu pilav´verilirdi.Buda sonraki yıllarda bir başka geleneğin başlangıcını oluşturur. 1905’ten 1919’a kadar Galatasaray Spor Kulübü’ne Başkanlık yapan ,mektebin 889 numaralı örgencisi Ali Sami Yen ,çok düzgün bir el yazısıyla tuttuğu Galatasaray Terbiye bedeniye kulübü ıhsaiyet Defterinin ( Sayım istatistik defteri)181-182. sayfalarında kurucu 13 üyeyi şöyle sıralar:1-Ali Sami Yen 2-Asım Sonumut3-Emin Bülend Serdaroglu4-Celal İbrahim 5-B-Nikolof 6-Milo Bakış7-Pol Bakış 8-Bekir Sıtkı Bircan9-Tahsin Nahit 10- Reşat Şirvanizade 11-Hüseyin Hüsnü 12-Refik Cevdet Kalpakçıoglu 13-Abidin Daver
1905 ‘te Osmanlı imparatorlugunda bir dernekler yasası bulunmadıgından Galatasaray Spor kulübü yasal olarak tescil edilme olanağını bulamamıştır.1912 yılında Cemiyetler kanunu çıkarıldıktan sonra kulüp yasal bir kimlik kazandı.Yetkili makamlara kulüplerin tüzükleriyle birlikte kurucu üyelerin ad ve adreslerinde bildirilmesi zorunlu tutuldugundan istifa eden yada egitimlerini tamamlayarak ülkelerine dönen üyeler ilk listeden çıkarılmış 1Eylül 1913 ‘te kurucu liste yeniden düzenlenmiştir.1-Ali Sami Yen 2-Asım Sonumut 3-Emin Bülend Serdaroglu 4-Celal İbrahim 5-Bekir Sıtkı Bircan 6-Reşat Şirvanizade 7-Refik Cevdet Kalpakçıoğlu 8-Abidin Daver .
Kulübün renkleri kırmızı –beyazdır .Bayrağımızın renklerinden esinlenerek seçilen bu renkler dönemin baskıcı yönetimi tarafından kuşkuyla karşılanmış ve futbolcular sıkı bir takibe alınmıştır.Bu nedenle sarı siyah renkler gündeme gelmiş ama bunlarda kalıcı olmamış ve GS bugünkü renklerine kavuşmuştur.Bu renklerin öyküsünü Ali Sami Yen’den dinleyelim.´Bir çok yerleri dolaştıktan sonra nihayet Bahçekapıdaki Şişman Yanko,nun dükkanına gidilerek orda zarif iki yünlü kumaşa tesadüf ettik.Biri,vişneye çalan koyuca tatlı kırmızı ötekide içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı.Tezgahtar mahirane bir el hareketi ile kumaşların dalgalarını birleştirdi.Bir saka kuşunun başı ile kanadının yarattıgı renk güzelligine benzer bir parlaklık hasıl oldu.Ateşin içindeki renk oyunlarını görür gibi olmuştuk.Sarı –Kırmızı alevinin takımımız üstünde parıldamasını tasavvur ediyor ve bizi derhal galibiyetten galibiyete götürecegini tahayyül ediyorduk.Nitekim de öyle oldu.’’Buna karşılık kuruculardan Bekir Sıtkı ,da söz konusu renklerin Gül Baba,nın 2. Beyazıt,a verdigi sarı ve kırmızı güllerden esinlendigini ileri sürer.